VİDEOLAR

Kimler Sitede

Şu anda 7 konuk çevrimiçi

SİTE SAYACI

YİNE BEKLERİZ
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBUGÜN64
mod_vvisit_counterDÜN140
mod_vvisit_counterBU HAFTA806
mod_vvisit_counterBU AY3324
mod_vvisit_counterTOPLAM333287
KAMUOYUNA

Yeni bir eğitim öğretim yılına daha başlıyoruz. Anaokulundan yükseköğretime kadar yaklaşık 20 milyon öğrenciye 1 milyon öğretmen hizmet verecek. Türkiye’nin en politik alanlarından olan eğitim bu yılda sancılı, sıkıntılı ve kaotik bir ortamda yürütülecek. Özellikle liselere giriş sistemi ile yükseköğretime giriş sınavlarında yapılan değişiklikler öğrenci ve velilerin kaygılı günler yaşamasına yol açtı. Halen istediği liselere yerleşemeyen binlerce öğrencimiz sorunun çözülmesini beklemektedir.

24 Haziran seçimleri sonrası kurulan hükümetin Milli Eğitim Bakanı kamuoyunda olumlu beklentiler yaratmışsa da bu olumluluğun “bir şey değişmeyecek” düşüncesine yerini bırakması uzun sürmedi. Milli eğitim yönetmeliklerinde yapılan değişiklikler laik, bilimsel ve eşitlikçi bir eğitim anlayışından uzaklaşılmaya devam edileceğinin işaretidir. Ayrımcılığın yaygınlaşması ve giderek birbirine yabancılaşan toplumsal gurupların oluşması gelecek için tehdit oluşturacaktır. “Zorunlu, tek tipçi, dayatmacı eğitimden bireyin ve ailenin talebini gözeten özgürlükçü bir ortam yaratılacak” açıklamaları inandırıcı değildir. Bugüne kadar zorunlu din dersleri almak istemeyen ve bu yönde mahkeme kararları olmasına karşın böyle bir hak ve özgürlük tanınmamış olması ideolojik bir eğitim yapılanmasına gidildiğini ortaya koymaktadır. Milli Eğitim Bakanının atanmasıyla yaratılan olumlu hava benzer kararlarla umutsuzluğa ve karamsarlığa dönüşmektedir.

Öğretmenler mutsuzdur. 24 Haziran öncesi tüm siyasiler tarafından verilen 3600 ek gösterge sözü unutulmuştur. Öğretmenlik mesleğinin toplumsal saygınlığını artıracak hiçbir tedbir alınmamıştır. Mesleğe yeni başlayan öğretmenlerin çalışma koşulları ve statüleri kadrolu-geçici gibi ayrıma neden olmuştur. Sözleşmeli öğretmenler her türlü angarya, mobing benzeri zorluklar altında çalışmakta, çakılı kadro uygulamasıyla aileler parçalanmış, bir çoğu çocuklarını göremez olmuştur.

Yıllarını topluma adamış emekli öğretmenler de büyük sorunlar yaşamaktadır. Öğretmenevleri, sosyal tesisler öğretmenlerin elinden alınmıştır. Emeklilerin sağlık sorunlarına ve ekonomik zorluklarına çözüm üretilmeli, emekli öğretmenler için bakım merkezleri yaygınlaşmalıdır.

Hükümetin 2019 yılında ülkenin tamamında tekli eğitime geçileceği ilan edilmişse de özellikle Anadolu Liselerinde ikili eğitime dönüşler yaşanmaktadır. Ülkenin ihtiyacı olmadığı ve halkın talebinin çok üzerinde açılan İmam Hatip ortaokulu ve Liselerine bir düzenleme getirilmeli, çocuklar istemedikleri bu okullara gitmek zorunda bırakılmamalıdır.

Eğitim ve öğretmenliğin bir uzmanlık alanı ve mesleği olduğundan hareketle eğitimin taraflarının katılımı esas olan, birlikte karar alınan demokratik bir yönetim işleyişi sağlanmalıdır. Çocuklar liyakatsiz, gelenekçi ve bilimsellikten uzak bir eğitim anlayışını sürdüren ellere bırakılmamalıdır. Öğretmenliğe ve yöneticiliğe atanma iktidarın hizmetini görme olarak değil, bilimsel, eleştirel ve özgür eğitim yaklaşımının yerleşmesi olarak düşünülmelidir. Toplumsal atılım ve ilerleme eğitim pedagojisine uygun bilgi ve beceriyle donanmış kadroların işbaşına getirilmesiyle mümkün olacaktır.

Eğitimden ekonomiye, tarımdan teknolojiye gelişmenin önderi eğitimdir. Eğitim evrensel değerler olan insan hakları, eşitlik, adalet, özgürlük, barış ve demokrasi temalarıyla donanmalı; ayrıca bilimsel ve akla dayalı laik özünden koparılmamalıdır. Günümüz koşullarında yeni bir anlayış ve vazgeçilmez değerlerle programlanacak bir eğitim için tüm tarafların söz ve karar eşitliğine dayalı bir “Çağdaş Eğitim Kurultayı” düzenlenmelidir.        

                                                           15/06/2018 / EĞİT DER

 

 

 CHP ANKARA MİLLETVEKİLİ YILDIRIM KAYA DERNEĞİMİZİ ZİYARET ETTİ

CHP Ankara milletvekili eğitimden sorumlu genel başkan yardımcısı Eğitim Sen Kurucu genel başkanı ve EĞİT-DER üyesi Yıldırım KAYA derneğimizi ziyaret etti. Eğitim politikaları sorunları ve çözüm öneriler konusunda görüş alışverişinde bulunuldu. Eğitim politikalarının oluşturulmasında katılımcı olarak destek sunacağımız dile getirildiyldrmkayachp

 

                       BAŞSAĞLIĞI

Eğit Der Genel Baskanı Mustafa Demir, Ödemiş te yasayan abisini kaybetmistir. Başsağlığı ve sabır diliyoruz. 02.06.2018

 

EĞİT DER OLAĞAN GENEL KURULU

Eğitimciler Derneği (EĞİT DER) Merkez Genel Kurulu aşağıdaki gündemle, belirtilen adreste 19 Mayıs 2018 Cumartesi saat 13.00’de toplanacaktır.  Çoğunluk sağlanamadığı durumda 26 Mayıs 2018 Cumartesi günü aynı yer ve saatte çoğunluk aranmadan toplanarak gündemi işletecektir.

Devamını oku...
 

EĞİT DER SÖYLEŞİ KONUĞU

SELİN SAYEK BÖKE

 7 Haziran 2015 seçimlerinin ardından Türkiye’nin üzerine çöken kara bulutları dağıtmanın yol ve yöntemlerini aramak, umudu büyütecek birliği ve mücadeleyi örgütleyebilmek, toplumsal muhalefeti ve demokrasi güçlerini buluşturmak amacıyla söyleşi dizimizin bugünkü konuğu CHP İzmir milletvekili Sayın Selin Sayek Böke idi. Katılımı, görüşleri ve görüşlerimizin ete kemiğe bürünmesinde yapacağı katkılar için EĞİT DER Merkez Yönetim Kurulu olarak teşekkür ediyoruz. Sayın Böke’nin konuşmasının satır başlarını aktarmayı görev biliyoruz.

Sayın Böke; arkadaşlarıyla birlikte kamuoyuna açıkladıkları ve manifesto niteliğindeki görüşlerini açıklayarak konuşmasına başladı. Bugün iktidar tarafından demokratik olmayan olağanüstü koşullar dayatılmaktadır. Bu dayatmalara karşı demokratik siyaset ve demokratik kurallarla olağanüstü mücadele etme zorunluluğu bulunmaktadır.

AKP rantçı sermaye ile birlikte yürüyor ve sınıf siyaseti yapmaktadır. Bizde yeni bir tahlille sınıf siyaseti yapabilmeliyiz. Emekten yana, evrensel sol değerleri esas alan yeni bir siyaset oluşturmalıyız. Evrensel değerler eşitlik, adalet, özgürlük gibi vazgeçemeyeceğimiz sol, sosyal demokrat değerlerdir.

Türk toplumu sağcıdır baskısı yapaydır, bu baskıya mahkûm olunamaz ve oluşturacağımız siyasetle bu anlayış yıkılmalıdır. Barış, laiklik, adalet ve eşitlik taleplerini ifade etmekten korkmamalıyız.

CHP tüzüğü bir iç mesele değil tam tersine Türkiye meselesidir.

Seçim yasası tek kelimeyle korkunçtur. Seçim güvenliği yok edilmiş, seçmen irade ve tercihlerinin sandığa doğru yansıması ve sandıktan doğru tercihin çıkmasının olanağı kalmamıştır. Dolayısıyla boykot da dahil her türlü yol ve yöntemlerin seçenek olarak düşünülmesi gerekmektedir.

Sayın Böke’nin sunumunun ardından katılımcıların görüşleri alınmış, Böke tarafından not edilmiş ve birlikte çalışmanın zemini oluştuğu noktasında görüş birliğine varıldığı, EĞİT DER çatısı altında yeni bir halka eklendiğinin kıvancıyla söyleşi ve değerlendirme buluşması tamamlanmıştır.

EĞİT DER olarak öğretmen okullarının kuruluşunun 170. yılında aydınlık bir gelecek, aydınlık bir Türkiye umudu ve iradesi açığa çıkmıştır. Sayın Böke ve katılan tüm arkadaşlara bir kez daha teşekkür ediyoruz. 17 Mart 2018

EĞİT DER MYK

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 7 / 17
Sema KOÇAK-Copyright © www.egitder.org.tr